Bu yazıda bounce rate’in ne olduğundan, nasıl ölçüldüğünden ve bazı noktalara dikkat edilmediğinde bu metriğin ne kadar yanlış analizlere sebep olduğundan bahsedeceğim.

Bounce rate, web analytics’le uğraşmayan kişilerin de sıkça kullandığı bir metriktir.  Bu metrik yapı olarak çok basit olsa da bazı noktalara dikkat edilmediğinde tamamen yanlış şekilde aksiyon almanıza sebep olabilir.

Bounce Rate’in Tanımı

Ben öncelikle bounce’ın tanımını yaparak başlayayım. Bir session’ın bounce olması için kullanıcı siteye ilk girdiğinde atılan pageview’den sonra herhangi bir hit atılmaması ve o session’ın başka bir hit atılmadan tamamlanması gerekir. Ama burada genellikle unutulan bir istisna bulunuyor. Bu istisnayı anlatmadan önce Google Analytics’teki event’lerden biraz bahsedeyim. Analytics’te kullanıcının yaptığı bazı actionları takip etmek için event’ler tanımlarız. Örneğin kullanıcı sayfanın yüzde 50’sinden fazlasını scroll yaptıysa %50’yi geçtiği an event tetikleyecek bir yapı kurarız veya kullanıcı bir butona tıkladığında, bir popup gördüğünde tetiklenecek eventler tanımlarız. Bu şekilde kullanıcıların yaptığı hareketleri daha detaylı olarak takip edip analiz etme imkanımız olur. 

Google Analytics’te atılan eventlerin içerisinde parametreler bulunur. Bu parametlerden birinin adı “Non-interaction” parametresi. Parametre “Non-interaction:True” şeklinde tanımlandıysa Google Analytics bu hit’i bir interaction olarak görmez. Bu da şu anlama gelir: Kullanıcı siteye girdi ve ilk pageview’ini tetikledi. Sonrasında %50 scroll yaptı ve scroll eventini tetikledi. Sonrasında da siteden ayrıldı ve session tamamlandı. Eğer bu scroll eventinin içindeki “Non-interaction” parametresi True olarak tanımlanmışsa o zaman Analytics bu eventi interaction olarak kabul etmez ve kullanıcı sadece pageview ve bu “Non-interaction:True” parametreli eventi tetiklediği için bu session bounce olmuş olarak sayılır. 

Dikkat Etmemiz Gereken Noktalar

Bu bilgi göz önünde bulundurulmadan analizler yapıldığında şöyle sıkıntılı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bir tane basit örnek vereyim:  Şirketinizin websitesinin ana sayfasının performansını artırmak istiyorsunuz. Mevcut ana sayfanın bounce rate’ini merak ettiniz ve %80 olduğunu gördünüz. Ana sayfaya land eden kullanıcılara bir popup göstersek bu bounce rate’i azaltıp kullanıcıları daha iyi yönlendirebileceğinizi düşünüyorsunuz diyelim. O zaman hikayeyi başlatıyorum. Development ekibinizden ana sayfaya gelen kullanıcılara bir popup gösterilmesini istediniz ve popup’ı canlıya aldınız. Aynı zamanda bu popup’ın kaç session’a gösterildiğini ve kaçının bu popup yardımıyla action’a geçtiğini de anlamak istediğiniz için popup view ve click için 2 event tanımladınız. Sonrasında biraz vakit geçti ve veri toplandı. Bir baktınız ki ana sayfa’nın bounce rate’i %80’lerden %2’lere düşmüş. Bu sizce bu popup kurgusunun çalıştığını mı gösterir. Tabii ki hayır. Buradaki sıkıntıyı siz de anlamışsınızdır. Site açıldığında otomatik olarak popup açıldığı için ve popup açıldığında bu da bir event’i tetiklediği için session başlar başlamaz pageview’den sonra bir event atılıyor. Bu view event’inin “Non-interaction” parametresini False yaptığınız için neredeyse tüm sessionların ilk saniyeden itibaren bounce olma ihtimalini ortadan kaldırıyor. 

Yukarıda anlattığım case çok açık bir case olsa da bazı case’ler bu kadar açık olmuyor. Bu sebeple bounce rate tarafında hesaba katılmayan noktalar oluyor ve aslında çok yanlış analizler yapılabiliyor. Bu sebeple bir bounce rate analizi yapmadan önce landing page’lere girin ve bir eventleri inceleyin. Bu eventlerden interaction olarak görmediğiniz bir event varsa bu eventlerin “Non-interaction” parametrelerini kontrol edin ki analiziniz yanlış olmasın. 

Sitemin Bounce Rate’i Kaç Olmalı?

Bounce rate analizi yaparken bence rakamlara çok takılmamak gerekiyor ve kesinlikle trafiği kanallara kırmadan aynı anda incelememek gerekiyor. Rakamlara takılmamak gerekiyor derken aslında bahsettiğim nokta şu: Bir eticaret sitesinin ana sayfa bounce rate’inin %70 olduğunu öğrendiniz. Kendi eticaret sitenize baktığınızda ise bu rakamın %50 olduğunu gördünüz. Bu sizin iyi bir ana sayfaya sahip olduğunuzu göstermez. Şöyle bir senaryo da gerçekleşmiş olabilir: kanal bazlı olarak kırıp baktığınızda rakip eticaret şirketi çok büyük bir reklam yatırımı yapıp trafik çekmiş olabilir. Bu trafiği de ilgili bir kitleden değil de brand awareness kampanyası olarak daha genel bir kitleden çekmiş olabilir. Bu durumda gelen kitlenin bounce etmesi çok doğal. Burada kanal bazlı olarak analiz yapmak çok kritik olacaktır. 

Bir de kanal bazlı olarak bounce rate’i takip ederseniz o kanala özel hamleler yapmanıza da olanak sağlar. Örneğin bazı kampanyalardan gelen session’ların bounce rate’inin çok yüksek olduğunu gördünüz o zaman ya kampanyayı düzenlersiniz ya da landing page’i kampanyaya özelleştirirsiniz.

Ayrıca bounce etmeyen kitlenin ne yaptığı da önemlidir. Örneğin sizin ana sayfanızın bounce rate’iniz daha yüksek olabilir ama bounce olmayan kullanıcılar için ana sayfanız daha iyi performans gösterebilir. Bence bounce rate metriğini incelerken tek başına bir metrik gibi incelemek yerine diğer metriklerle birleştirip incelemek en güzeli.

Bahsetmek istediğim birkaç case daha vardı ama yazıyı daha fazla uzatmak istemiyorum. Temel konular bittikten sonra yazacağım insight odaklı yazılarda bu konudan bir daha bahsedeceğim.